|
Tweet |
2025’in sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir yıpranma yılı olduğunu ifade eden Furan, “Her yıl ‘bundan kötüsü olmaz’ denildi ama 2025, bir önceki yılı aratacak kadar ağır geçti. Hayat pahalılığı, güvensizlik duygusu, art arda yaşanan felaketler ve toplumsal gerilimler hafızalarda derin izler bıraktı” dedi.
Ekonomik krizin artık rakamlarla değil, günlük hayatın içinde hissedildiğini vurgulayan Furan, “Geçinememe hali kalıcılaştı. Asgari ücret, emekli maaşı, küçük esnaf geliri… Hiçbiri insanlara nefes aldırmıyor. Bu tablo sadece cüzdanları değil, toplumsal huzuru da aşındırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
2025 boyunca artan güvenlik sorunlarına da dikkat çeken Furan, “Uyuşturucu, suç ve asayiş haberleri artık olağan hale geldi. İnsanlar sokağa çıkarken tedirgin. Güven kaybı, bir toplum için en tehlikeli kırılma noktalarından biridir” ifadelerini kullandı.
2026’ya girerken aynı politikaların sürmesi halinde sorunların derinleşeceği uyarısında bulunan Furan, “Ekonomi düzelmeden ahlaki, sosyal ve güvenlik sorunlarını çözmek mümkün değil. 2026, ya gerçekçi adımların atıldığı bir toparlanma yılı olacak ya da 2025’in ağır faturası daha da büyüyecek” dedi.
Furan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin artık günü kurtaran söylemlere değil, cesur kararlar ve doğru yönetim anlayışına ihtiyacı var. 2026 için hâlâ bir şans var ama bu şans doğru adımlarla değerlendirilmeli.”