|
Tweet |
“6 Şubat, İhmalin Değil Bilimin Konuşması Gereken Bir Tarihtir”
Ahmet Korkmaz açıklamasında, 6 Şubat depremlerinin yalnızca bir anma günü değil, Türkiye’nin yapı güvenliği ve şehircilik anlayışını yeniden değerlendirmesi gereken kritik bir eşik olduğunu belirtti. Deprem kuşağında yer alan bir ülkede bilime dayalı planlamanın ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
“Denetimsiz Yapılaşma Toplumsal Bir Risktir”
Korkmaz, yıllar içinde biriken denetim eksikliklerinin ve plansız yapılaşmanın ağır bedeller doğurduğunu dile getirerek, güvenli yapı üretiminin yalnızca teknik değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu söyledi. Mevcut yapı stokunun şeffaf ve kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
“Afetlere Hazırlık Sürekli Bir Devlet Politikası Olmalıdır”
Deprem sonrası süreçlerin geçici çözümlerle yönetilemeyeceğini ifade eden Korkmaz, afet yönetiminin önleme, hazırlık ve iyileştirme aşamalarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve toplumun afet bilinciyle donatılmasının önemine vurgu yaptı.
Ahmet Korkmaz açıklamasını, “6 Şubat’ta yitirdiğimiz her can, bize daha güvenli, daha adil ve daha dirençli şehirler kurma sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk, ancak kararlı ve bilim temelli adımlarla yerine getirilebilir” sözleriyle tamamladı.