|
Tweet |
"Demokratik toplumlarda, eleştirinin ve özgür düşüncenin önemi büyüktür. Ancak iktidar, halkı temsil etme görevini yerine getirmek yerine, halkın sesini kısmak için her yolu deniyor. TÜSİAD gibi köklü bir kuruluşun açıklamalarına dahi tahammül edemeyen bir yönetim, hukuk ve demokrasiye ne kadar saygılı olabilir?" diyen Gürbüz, son dönemde yaşanan olaylarla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
"Hukuksuz Bir Süreçle Yanıt Verildi" “Son dönemdeki hukuksuzluklara dikkat çeken, ülkemizin hukuki ve demokratik değerlerine zarar veren iktidarın, bu açıklamalara verdiği tepki tamamen hukuksuz bir süreçle karşılık buldu. TÜSİAD başkanı ve yöneticileri, başta iş dünyası olmak üzere tüm toplum kesimlerinin haklarını savunmak adına açıklama yaparken, iktidar, hukukun ve demokrasinin gerekliliğini bir kez daha yok saymıştır. Hedef gösterilen iş insanları, tamamen hukuksuz bir biçimde önce soruşturmalarla tehdit edilmekte, sonra kolluk kuvvetleri tarafından kelepçelenerek sorguya gönderilmektedir. Hukuksuz bir ülkenin temel taşı olan iş insanları ve sivil toplum kuruluşları susturulmak isteniyor.”
"EBSO Meclis Başkanı Hedef Alındı" Gürbüz, son olarak EBSO Meclis Başkanı Sn. İbrahim Gökçüoğlu'nun, Fatih Sultan Mehmet’in "Aklı öldürürsen ahlak da ölür, akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür" sözlerine atıfta bulunarak hukuksuzluklara dikkat çekmesi üzerine, AKP İzmir İl Başkanı ve milletvekilinin yaptığı açıklamaları kabul edilemez olarak nitelendirdi. "Sivil toplumun ve iş dünyasının sesini kısıp, onları hedef göstermek; ancak, söyleyecek sözü olmayanların işidir. Çünkü bu tür açıklamalar, halkı yalnızca susturmayı amaçlayan ve hakları gasbedilen bir toplum yaratmayı hedefleyen, aciz bir zihniyeti ortaya koyar" dedi.
"Adalet, Demokrasi ve Ekonomi Bitkisel Hayatta" Levent Gürbüz, AKP’nin iktidara geldiği 23 yıl öncesine atıfta bulunarak, "Bu iktidar, ülke yönetimini ‘Adalet, demokrasi ve özgürlük’ vaadleriyle devraldı. Ancak gelinen noktada ne adalet, ne demokrasi ne de özgürlük kaldı. Hükümet, ekonomiyi de bitkisel hayata soktu. Bugün, ekonomi kötü yönetimin ve yetersiz politikaların sonucu olarak dibe vurmuşken, hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınmıştır" diye konuştu.
"Hukuk ve Ekonomi İç İçe Geçmiştir" Gürbüz, hukuk düzenine ve yargıya güvenin kalmadığı bir ülkede, ekonominin düzelmesinin de mümkün olmayacağının altını çizdi. "İktidarın muhalefeti, basını, kendini eleştiren STK’ları ve iş insanlarını susturmak ve sindirmek için yargıyı araçsallaştırdığı bir ortamda, halkın güvenini kazanmak imkansızdır. Hukuk ve ekonomi birbirinden ayrı tutulamaz. Hukuk düzeni sağlanmadan ekonominin düzelmesi beklenemez" diyerek, mevcut iktidarın izlediği yolun Türkiye’yi derin bir krize sürüklediğini belirtti