|
Tweet |
Konunun ideolojik tartışmalardan ziyade bütçe ve muhasebe mantığıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çetinkaya, “Devletin ödediği faiz arttıkça eğitimden sağlığa, altyapıdan üretimi destekleyen yatırımlara kadar kullanılabilecek kaynağın hareket alanı daralır. Faize giden her fazla lira, başka bir kamu ihtiyacında kullanılamayan kaynaktır.” dedi.
BORÇLANMANIN MALİYETİNE DE BAKMALIYIZ
Kamu borçlanmasının gerektiğinde maliye politikasının doğal araçlarından biri olduğunu ifade eden Çetinkaya, asıl meselenin borcun hangi maliyetle ve hangi amaçla kullanıldığı olduğunu söyledi.
Çetinkaya, “Borçlanmayı tek başına iyi veya kötü olarak değerlendirmek doğru değildir. Borçlanılan kaynak üretken bir yatırıma dönüşüyor mu, ekonomiye değer kazandırıyor mu ve geri ödeme maliyeti sürdürülebilir mi? Mali disiplin açısından bakılması gereken temel sorular bunlardır.” diye konuştu.
FAİZ GİDERİ ARTTIKÇA BÜTÇENİN HAREKET ALANI DARALIR
Faiz ödemelerinin zorunlu bütçe giderlerinden biri olduğunu belirten Çetinkaya, borç servis maliyetinin yükselmesinin gelecekteki bütçeler üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade etti.
Çetinkaya, “Bir işletmenin bilançosunda finansman giderleri nasıl kârlılığı ve yatırım kapasitesini etkiliyorsa kamu bütçesinde de benzer bir mantık vardır. Gelirin daha büyük bölümünü borç servisinde kullanıyorsanız yeni yatırımlar ve toplumsal ihtiyaçlar için kullanabileceğiniz alan azalır.” dedi.
MALİ DİSİPLİN BUGÜNÜ DEĞİL YARINI DA KORUR
Kamu maliyesinde harcama disiplini ve verimliliğin borçlanma ihtiyacını azaltabileceğine dikkat çeken Çetinkaya, gereksiz harcamaların kontrolünün bu nedenle önem taşıdığını söyledi.
Çetinkaya, “Bugün yapılan verimsiz bir harcamanın bedeli yalnızca bugünkü bütçeye yazılmaz. Eğer bu harcamayı borçlanarak finanse ediyorsanız geleceğe faiz maliyeti de bırakabilirsiniz. Devlet maliyesinde her kararın yarınki bütçeyi de etkilediğini unutmamalıyız.” ifadelerini kullandı.
ÇETİNKAYA: KAYNAĞI FAİZE DEĞİL GELECEĞE AYIRMALIYIZ
Çetinkaya sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin güçlü kamu maliyesine ihtiyacı var. Bunun için bütçe disiplinini korumalı, borçlanma ihtiyacını azaltmalı ve kamu kaynaklarını mümkün olduğunca üretken alanlara yönlendirmeliyiz. Amacımız borçlanmayı tartışmak değil, borçlanmanın maliyetini azaltmak olmalıdır. Faize ayırmak zorunda kaldığımız kaynak azaldıkça yatırıma, eğitime, sağlığa, üretime ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ayırabileceğimiz mali alan büyür. Güçlü devlet, yalnızca gelirini artıran değil, ödediği her liranın maliyetini de doğru yöneten devlettir.”