beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Dermatolog Özcanlı: Estetikte Amaç Başka Birine Benzemek Değil Sağlıklı Görünmektir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı, sosyal medya ve dijital güzellik trendlerinin etkisiyle birbirine benzeyen yüz hatlarının giderek daha fazla “ideal görünüm” olarak sunulduğuna dikkat çekerek, kozmetik dermatolojinin amacının kişiyi başka birine benzetmek değil, kendi anatomisini ve doğal özelliklerini koruyarak sağlıklı bir görünümü desteklemek olması gerektiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 20-10-2026 18:00

Dermatolog Özcanlı: Estetikte Amaç Başka Birine Benzemek Değil Sağlıklı Görünmektir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Belirgin elmacık kemikleri, keskin çene hattı, kalkık kaşlar, dolgun dudaklar ve tamamen pürüzsüz bir cildin aynı yüz üzerinde tekrar tekrar idealize edilmesinin “tek tip yüz” algısını güçlendirebildiğini belirten Özcanlı, “Bir kişinin yüzünde güzel görünen özellik, başka bir kişinin yüzünde aynı sonucu vermeyebilir. Estetikte şablon değil, kişi vardır. Amaç başka birine benzemek değil, sağlıklı görünmektir.” dedi.

HERKESE AYNI DUDAK, AYNI ÇENE, AYNI YÜZ OLMAZ

Kozmetik uygulamalarda kişiye özel değerlendirmenin temel olması gerektiğini vurgulayan Özcanlı, yüzün tek tek parçalar yerine bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Özcanlı şunları söyledi: “Bir hasta yalnızca dudağını, diğeri çene hattını değiştirmek isteyebilir. Ancak hekim sadece o bölgeye bakmaz. Yüzün genel oranlarını, anatomisini, yaşını, cilt yapısını ve kişinin beklentisini birlikte değerlendirir. Sosyal medyada popüler diye aynı işlemi herkese uygulamak kişiselleştirilmiş hekimlik değildir.”

“TEK TİP YÜZ” GÜZELLİĞİN YENİ STANDARDI OLMAMALI

Sosyal medya platformlarında benzer yüz özelliklerinin sürekli tekrar edilmesinin insanların doğal farklılıklarını birer kusur gibi algılamasına neden olabileceğini belirten Özcanlı, güzelliğin tek bir yüz geometrisine indirgenemeyeceğini ifade etti.

Özcanlı, “İnsanları birbirinden ayıran özellikler aynı zamanda yüzlerine karakter kazandırıyor. Her burnu aynı biçime, her dudağı aynı hacme, her çeneyi aynı hatta taşımaya çalışırsak kişiye özgü yüzleri kaybetmeye başlarız. Tıp moda üretmez; kişiyi değerlendirir.” dedi.

ÜNLÜNÜN FOTOĞRAFI REÇETE DEĞİLDİR

Kozmetik işlem talebiyle başvuran kişilerin zaman zaman ünlülerin veya sosyal medya fenomenlerinin fotoğraflarını referans olarak gösterebildiğini belirten Özcanlı, bu görsellerin beklentiyi anlatmak için kullanılabileceğini ancak birebir tedavi hedefi olamayacağını söyledi.

“Bir hastanın ‘Bu dudağı istiyorum’ demesi anlaşılabilir. Ancak o dudak başka bir yüz anatomisine ait” diyen Özcanlı, “Fotoğraf bize kişinin neyi beğendiğini anlatabilir. Bundan sonra görevimiz onu fotoğraftaki kişiye dönüştürmek değil, kendi yüzünde neyin uygun ve güvenli olduğunu değerlendirmektir.” dedi.

SOSYAL MEDYA FİLTRESİ HEKİME TEDAVİ PLANI ÇİZEMEZ

Özcanlı, yapay zekâ ve yüz filtreleriyle değiştirilen görüntülerin de estetik talepler üzerinde giderek daha etkili olduğunu belirtti.

Özcanlı, “Filtre birkaç saniyede burnu küçültür, çeneyi keskinleştirir, dudağı büyütür ve cilt dokusunu silebilir. Bunu yaparken anatomi veya biyolojik sınır düşünmez. Gerçek hayattaki tıbbi uygulamalar ise gerçek doku üzerinde gerçekleştirilir. Dijital görüntünün mümkün göstermesi, işlemin gerekli veya uygun olduğu anlamına gelmez.” dedi.

NORMAL ANATOMİK ÖZELLİKLERİ “KUSUR” İLAN ETMEYELİM

Kozmetik dermatolojinin sağlıklı insan özelliklerini hastalık haline getirmemesi gerektiğini vurgulayan Özcanlı, özellikle sosyal medya nedeniyle gözenek, mimik çizgisi ve doğal yüz asimetrilerinin yanlış biçimde kusur olarak algılanabildiğini söyledi.

Özcanlı, “Gerçek insan cildinde gözenek vardır. Yüzümüzün iki tarafı milimetrik olarak aynı değildir. Güleriz, kaşımızı kaldırırız, mimik yaparız. Yaş almak da doğal bir süreçtir. Bunların tamamını ortadan kaldırılması gereken problemler olarak görürsek estetik tıbbın sınırlarını yanlış çizeriz.” dedi.

“DAHA FAZLA İŞLEM” HER ZAMAN “DAHA İYİ SONUÇ” DEĞİLDİR

Kozmetik işlemlerin birbiri üzerine eklenmesinin otomatik olarak daha genç veya sağlıklı bir görünüm sağlamayacağını belirten Özcanlı, gereksiz müdahaleden kaçınmanın da estetik yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Özcanlı, “Bir işlem yaptırdınız diye mutlaka ikincisine, üçüncüsüne ihtiyacınız olduğu anlamına gelmez. Bazen kişinin mevcut görünümünü korumak, yeni bir müdahale yapmaktan daha doğru olabilir. Estetikte ‘daha fazla’ her zaman ‘daha iyi’ değildir.” dedi.

BİR İŞLEMİN POPÜLER OLMASI SİZİN İÇİN GEREKLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ

Sosyal medyada dönem dönem belirli uygulamaların hızla popülerleştiğine dikkat çeken Özcanlı, trendlerin tıbbi gereklilikle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

“Bugün başka bir işlem, yarın başka bir yüz özelliği moda olabilir” diyen Özcanlı, “İnsan yüzünü moda takvimine göre sürekli değiştiremeyiz. ‘Herkes yaptırıyor’ bir tıbbi endikasyon değildir.”

İŞLEME DEĞİL ÖNCE İHTİYACA KARAR VERİLMELİ

Kozmetik dermatoloji görüşmesinin “Hangi işlemi yapalım?” sorusuyla başlamasının her zaman doğru olmadığını belirten Özcanlı, önce kişinin rahatsız olduğu durumun ve beklentisinin anlaşılması gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “Hasta bazen çözümünü de kendisi belirleyerek geliyor: ‘Bana şu işlemi yapın.’ Oysa aynı görünüm farklı nedenlerden kaynaklanabilir ve farklı yaklaşımlar gerektirebilir. Önce problemi ve beklentiyi doğru tanımlamalıyız, sonra gerekiyorsa yöntemi seçmeliyiz.” dedi.

SAĞLIKLI GÖRÜNMEK “20 YAŞINDA GÖRÜNMEK” DEMEK DEĞİLDİR

Yaşlanma karşıtı uygulamalarda gerçekçi beklentilerin önemine dikkat çeken Özcanlı, doğal yaş alma belirtilerinin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmemesi gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “50 yaşındaki bir kişiyi 20 yaşında göstermeyi tıbbi başarı kriteri olarak tanımlamayız. Cilt kalitesini desteklemek, kişinin mevcut yaşına ve anatomisine uygun daha dinlenmiş ve sağlıklı bir görünüm hedeflemek çok daha gerçekçi bir yaklaşımdır.”

DOĞALLIK, HAREKETSİZ BİR YÜZ DEMEK DEĞİLDİR

Yüzün yalnızca fotoğrafta değil konuşurken, gülerken ve mimik yaparken de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özcanlı, kozmetik uygulamalarda yüzün dinamik yapısının korunmasının önemine değindi.

Özcanlı, “İnsan yüzü fotoğraf değildir. Konuşur, güler, şaşırır. Estetik değerlendirmede yalnızca sabit görüntüyü değil, yüzün hareketini de dikkate almak gerekir. İyi sonuç kişinin ifadesini tamamen değiştirmek zorunda değildir.” dedi.

ESTETİKTE “HAYIR” DİYEBİLMEK DE HEKİMLİKTİR

Hastanın istediği her işlemin gerçekleştirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Özcanlı, tıbben gereksiz, güvenli bulunmayan veya gerçekçi olmayan beklentiler karşısında hekimin işlem yapmamayı tercih edebileceğini söyledi.

Özcanlı, “Kozmetik dermatolojide hasta memnuniyeti önemlidir ancak güvenlikten ve tıbbi etik ilkelerden daha önemli değildir. Bazen kişinin istediği işlemi yapmamak, ona sunabileceğimiz en doğru tıbbi yaklaşım olabilir.” dedi.

İŞLEM YAPTIRDIKÇA YENİ BİR “KUSUR” BULUYORSANIZ DURUP DÜŞÜNÜN

Bir kozmetik uygulamanın ardından sürekli başka bir bölgesini değiştirme ihtiyacı hisseden kişilerin bu döngüyü sorgulamasının önemli olduğunu belirten Özcanlı, görünüşle ilgili yoğun memnuniyetsizliğin yalnızca daha fazla işlemle çözülmeye çalışılmaması gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “Dudak yapıldıktan sonra çene, çeneden sonra yanak, ardından burun… Eğer hedef sürekli yer değiştiriyorsa mesele yalnızca tek bir anatomik bölge olmayabilir. Hekim olarak kişinin beklentisini ve işlem motivasyonunu da değerlendirmeliyiz.” dedi.

GENÇLERE “KENDİNİ DÜZELTMEN GEREKİYOR” MESAJI VERMEYELİM

Özcanlı, özellikle gençlerin sosyal medyada sürekli estetik müdahale içerikleriyle karşılaşmasının normal yüz özelliklerini erken yaşta değiştirilmesi gereken kusurlar olarak görmelerine neden olabileceğine dikkat çekti.

“Genç bir insan daha yetişkinliğinin başında sürekli yüzünde düzeltilecek alan arıyorsa bunu yalnızca estetik trend olarak görmemeliyiz” diyen Özcanlı, “Gençlere sağlıklı bakım bilinci kazandırırken kendi doğal özelliklerine saygıyı da öğretmeliyiz.” dedi.

BAŞARILI ESTETİK İŞLEM SİZİ BAŞKA BİRİ YAPMAK ZORUNDA DEĞİLDİR

Kişinin işlem sonrasında çevresinden “Ne yaptırdın?” sorusu almak yerine sağlıklı ve dinlenmiş görünmesinin çoğu durumda daha doğal bir hedef olabileceğini belirten Özcanlı, kişisel özelliklerin korunmasının önemini vurguladı.

Özcanlı, “İnsanların sizi gördüğünde önce işlemi fark etmesi gerekmiyor. Kendi yüzünüzü kaybetmeden daha sağlıklı ve dengeli görünmek mümkün. Kozmetik dermatolojide benim için önemli çizgilerden biri kişinin kendisine benzemeye devam etmesidir.” dedi.

ÖZCANLI: İYİ ESTETİK SİZİ SİZDEN UZAKLAŞTIRMAMALI

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı sözlerini şöyle tamamladı:

“Estetik uygulamalar insanları aynı kalıptan çıkmış yüzlere dönüştürmemeli. Her yüzün anatomisi, yaşı, cilt yapısı ve karakteri farklıdır. Sosyal medyada popüler olan dudağın, çenenin veya yüz hattının sizin için doğru olması gerekmez. Bazen bir işlem uygundur, bazen daha az müdahale gerekir, bazen de hiçbir işlem yapmamak en doğru karardır. Hedefimiz başka birinin yüzünü kopyalamak veya filtrelenmiş görüntüyü gerçeğe çevirmek değil; kişinin kendi özelliklerini koruyarak sağlıklı, dengeli ve doğal görünmesini desteklemektir. İyi estetik sizi başka birine benzetmemeli; sizi sizden uzaklaştırmamalıdır.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI