|
Tweet |
Ulusal gündemi değerlendiren Kerimoğlu, yapılan kamuoyu araştırmalarında siyasete ve siyasetçiye duyulan güvenin tarihinin en düşük seviyelerine gerilediğine dikkat çekerek, bunun tesadüf olmadığını söyledi. “Toplumun siyasete olan inancı, koltuk hesapları ve ilkesiz tutumlar nedeniyle ciddi biçimde sarsılmış durumda. Dün söylediğini bugün inkâr eden, bugün savunduğunu yarın çıkarı için terk eden bir siyaset anlayışı güven üretmez” ifadelerini kullandı.
Son günlerde yaşanan parti geçişlerine de değinen Kerimoğlu, bu tabloyun yalnızca siyasi etik açısından değil, demokrasi açısından da ciddi bir sorun yarattığını vurguladı. “Seçmenden alınan iradenin pazarlık konusu yapılması, siyaseti bir değer üretme alanı olmaktan çıkarıp bir çıkar ilişkisine indirger. Bu durum toplumda derin bir kırılmaya yol açıyor” dedi.
Kerimoğlu, özellikle bazı geçişler etrafında dile getirilen iddiaların kamu vicdanını yaraladığını belirterek, siyasetin şeffaflık ve ilke zemininden uzaklaşmasının güven krizini daha da büyüttüğünü söyledi. “Siyaset, dün ak dediğine bugün kara demeyi meşrulaştırıyorsa, bunun bedelini toplum öder” değerlendirmesinde bulundu.
DEVA Partisi’nin siyaseti ilke, tutarlılık ve ahlaki sorumluluk temelinde yeniden inşa etme iddiasıyla yol aldığını vurgulayan Kerimoğlu, “Türkiye’nin ihtiyacı yeni transferler değil, yeniden güven tesisidir. Bu da samimiyetle, açık yüreklilikle ve milletin aklıyla alay etmeyen bir siyaset anlayışıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.
Kerimoğlu, Mardin’den yükselen bu itirazın yalnızca yerel bir serzeniş olmadığını belirterek, siyasetin yeniden topluma umut vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.