|
Tweet |
MÜFETTİŞLİK LİYAKAT VE TECRÜBE GEREKTİRİR
Eğitim müfettişliğinin uzun yıllar süren öğretmenlik deneyimi ve akademik eğitim gerektiren bir görev olduğunu vurgulayan Tarkan Kozan, geçmişte bu göreve gelmenin ciddi bir birikim ve başarı gerektirdiğini ifade etti.
Kozan, “Eğitim müfettişi olabilmek için önce yıllarca öğretmenlik yapmak, başarılı bir meslek geçmişine sahip olmak ve ardından eğitim bilimleri ve yönetimi alanında gerekli akademik süreçleri tamamlamak gerekiyordu. Öğretmenlik deneyimi olmayan birinin eğitim sistemini sağlıklı şekilde denetlemesi mümkün değildir.” dedi.
DENETİM KALKARSA EĞİTİM KONTROLDEN ÇIKAR
Denetim mekanizmasının zayıflamasıyla birlikte eğitim sisteminde ciddi sorunların ortaya çıktığını belirten Kozan, bu durumun akademik başarıya da olumsuz yansıdığını ifade etti.
“Denetim ortadan kalktığında kurumların hangi hedef doğrultusunda ilerlediğini kontrol etmek mümkün olmaz. Okulların Türk Milli Eğitiminin amaçlarına uygun şekilde faaliyet gösterip göstermediği denetlenmelidir. Denetim yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda rehberlik ve yönlendirme sürecidir.”
DENETİM SİYASETTEN BAĞIMSIZ OLMALIDIR
Eğitim denetiminin siyasi etkilerden tamamen uzak olması gerektiğini belirten Kozan, müfettişlik kurumunun liyakat temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
“Eğitim müfettişleri devletin müfettişleridir, herhangi bir siyasi yapının değil. Bu görevde bulunan kişilerin bağımsız ve objektif şekilde çalışabilmesi gerekir. Denetimin siyasallaşması eğitim sistemine zarar verir.”
MÜFETTİŞLİK KURUMU GÜÇLENDİRİLMELİ
Tarkan Kozan, eğitim sisteminin sağlıklı işleyebilmesi için müfettişlik kurumunun yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Eğitimde güçlü bir denetim sistemi kurulmalıdır. Alanında başarılı, akademik birikime sahip ve tecrübeli eğitim müfettişlerinin yeniden görev alması sağlanmalıdır. Eğitim sisteminin doğru işlemesi için okulların düzenli olarak denetlenmesi ve rehberlik edilmesi büyük önem taşımaktadır.”