|
Tweet |
Karabulut, 22 Eylül 2026’da okul yakınında meydana gelen saldırıda 2’si ağır 11 öğrencinin yaralandığını hatırlatarak, olayın yalnızca adli boyutuyla değil, çocukların psikolojik ve sosyal güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
SON 15 TAM YILDA 43 OKUL SALDIRISI
Eğitimci ve Psikolog Kemal Karabulut, TEPAV tarafından medya ve mahkeme kayıtları üzerinden hazırlanan çalışmaya göre, 2011-2025 arasındaki 15 tam yılda Türkiye’de 43 kayıtlı okul saldırısı yaşandığını belirtti.
“Bu olaylarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, 52 kişi yaralanmıştır. 2024 ve 2025 yıllarında 8’er okul saldırısı kayda geçmiştir. 2026’da ise henüz yıl tamamlanmadan 3 saldırıda 32 yaralanma görülüyor. Bu rakamlar, çocuklarımızın güvenliğini yalnızca olaylardan sonra değil, öncesinde konuşmamız gerektiğini gösteriyor.”
TEPAV’ın 2000-2026 dönemini kapsayan çalışmasında ise toplam 60 okul saldırısı, 36 ölüm ve 95 yaralanma tespit edildi. Saldırılarda kullanılan araçların yüzde 56’sını ateşli silahlar, yüzde 33’ünü bıçak ve diğer kesici aletler oluşturdu.
“2024 VE 2025’TEKİ 8’ER OLAY CİDDİ BİR UYARIDIR”
Karabulut, son yıllardaki verilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“2011’de 1, 2015’te 5, 2017’de 4 okul saldırısı kayda geçerken, 2024 ve 2025 yıllarında bu sayı 8’er olmuştur. Amacımız korku oluşturmak değil; tehlikeyi doğru okuyarak önleyici tedbirleri güçlendirmektir.”
“ÇOCUĞUN DAVRANIŞINDAKİ DEĞİŞİKLİK BİR İŞARET OLABİLİR”
Okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlileri ve kamera sistemlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Karabulut, çocukların davranışlarındaki değişimlerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi:
“Bir çocuğun içine kapanması, arkadaşlarından uzaklaşması, yoğun öfke göstermesi, tehdit dili kullanması veya okuldan kopmaya başlaması yetişkinler tarafından dikkatle değerlendirilmelidir. Her davranış bir saldırının habercisi değildir. Ancak çocuklarımızın yaşadığı psikolojik ve sosyal sorunlar görmezden gelinmemelidir. Çocuklarımızın çığlığını bir felaket yaşanmadan duymalıyız.”
“AİLE, OKUL VE REHBERLİK SİSTEMİ BİRLİKTE ÇALIŞMALI”
MEB’in PISA 2022 Türkiye raporundaki verilere göre öğrencilerin yüzde 28,5’i başka bir öğrencinin yaralamakla tehdit edildiğini duyduğunu, yüzde 26,9’u okulda yaralanmayla sonuçlanan bir kavgaya tanık olduğunu, yüzde 25,7’si ise okulda silah veya bıçak taşıyan bir öğrenci gördüğünü bildirdi.
Karabulut, bu verilerin okul güvenliğinin çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Aile, okul yönetimi, öğretmenler, rehberlik servisleri ve ilgili kurumlar arasında sürekli iletişim kurulmalıdır. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Akran zorbalığı, dışlanma, öfke kontrolü, dijital bağımlılık ve şiddet eğilimi gibi konularda erken müdahale mekanizmaları oluşturulmalıdır.”
“ÇOCUKLARIMIZIN SADECE NOTLARINI DEĞİL, DUYGULARINI DA TAKİP ETMELİYİZ”
Üsküdar İlçe Başkan Danışmanı, Eğitimci ve Psikolog Kemal Karabulut, çocukların akademik başarısının yanında duygusal dünyalarının da takip edilmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuklarımızın hangi dersten kaç aldığı kadar okulda kendisini nasıl hissettiğini de bilmeliyiz. Kimlerle arkadaşlık yaptığını, dışlanıp dışlanmadığını, korkularını, öfkesini ve kaygılarını konuşmalıyız.
Turgutlu’da yaşanan ve 11 öğrencimizin yaralanmasına neden olan saldırı hepimiz için ciddi bir uyarıdır. Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Artık yalnızca olay olduktan sonra tepki veren değil, olay gerçekleşmeden önce riskleri gören bir eğitim anlayışını güçlendirmek zorundayız.
Çocuklarımızın çığlığını bir felaket yaşanmadan duymalıyız.”