|
Tweet |
KÜRT KADINI BU COĞRAFYANIN ONURUDUR
Engin Doğan, yaptığı açıklamada Kürt kadınlarının tarih boyunca acının, emeğin, direncin ve onurlu yaşam mücadelesinin en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. Doğan, kadınları ve etnik kimlikleri hedef alan aşağılayıcı söylemlerin toplum vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.
Doğan, “Anadolu’nun sesi, Mezopotamya’nın gözyaşıdır Kürt kadını. Ülkenin her renginden diğer anneler gibi Kürt kadını da fukara günlerin hamalı, ailesinin cefakârıdır.” ifadelerini kullandı.
AŞAĞILAYICI DİLE TEPKİ
Doğan, sermaye çevrelerinden ya da toplumun herhangi bir kesiminden gelen hiçbir küçümseyici sözün kabul edilemeyeceğini vurguladı. Kürt kadınlarının edebiyattan siyasete, toplumsal mücadeleden aile yaşamına kadar bu coğrafyanın hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Engin Doğan, “Kürt kadını Ahmed Arif’in dizeleridir. Kürt kadını Musa Anter’in mahpus günleridir. Kürt kadını Mehmed Uzun’un romanlarındaki sevdadır. Kürt kadını, bir gece evinden alınıp yok edilen Vedat Aydın’ın eşinin gözyaşlarıdır.” şeklinde konuştu.
KADINLARIN ACISI ÜZERİNDEN ŞAKA YAPILAMAZ
Doğan, Kürt kadınlarının yaşadığı acıların ve taşıdığı toplumsal hafızanın alay konusu yapılamayacağını ifade ederek, kadın kimliğini aşağılayan her dilin karşısında duracaklarını söyledi.
Doğan, “Kürt kadını, bombalarda kızının parçalanan vücudunu eteğinde toplayan Ceylan Önkol’un anasıdır. Kürt kadını, kızını kınalayıp derin dondurucuya koymak zorunda kalan Cemile’nin annesidir. Kürt kadını Taybet Ana’dır, Kürt kadını Roboski’dir.” dedi.
İNSAN ONURUNA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Engin Doğan, Türkiye’nin ihtiyacının kimlikler üzerinden incitici ve aşağılayıcı sözler üretmek değil, eşit yurttaşlığı, insan onurunu ve toplumsal saygıyı güçlendirmek olduğunu belirtti.
Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kürt kadını Yaşar Kemal’lerin, Yılmaz Güney’lerin helal sütüdür. Kürt kadını şereftir, haysiyettir. Kadınları, Kürtleri ve bu ülkenin herhangi bir kimliğini aşağılayan hiçbir söz kabul edilemez. İnsan onurunu hedef alan bu anlayışın karşısındayız. Kürt kadınına uzanan aşağılayıcı dile karşı sözümüz nettir; bu toprakların anaları, kadınları ve emekçileri saygıyı hak etmektedir.”