|
Tweet |
"TÜRKİYE'NİN HER KRİTİK MASADA DIŞLANMASI BİR FELAKETTİR!"
Genel Başkan Karakurt, Türkiye’nin Ortadoğu’daki gelişmeler başta olmak üzere küresel diplomatik arenada etkin olamamasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Irak’ta masa kuruluyor, Türkiye yok. Gazze konusunda masa kuruluyor, Türkiye yine yok. Suriye’de, Ukrayna-Rusya krizinde, Azerbaycan-Ermenistan sürecinde, İran ve İsrail ilişkilerinde masada değiliz. Peki, Türkiye nerede? Eğer masada yoksanız, karar mekanizmasında da yoksunuz demektir. Bu da ülkenizin geleceğini başkalarının şekillendirdiği anlamına gelir. AKP iktidarı, Türkiye’yi her geçen gün daha fazla yalnızlaştırıyor ve karar alma süreçlerinden dışlıyor. Bunun bedelini halkımız ağır ödüyor."
"GÜÇLÜ BİR DIŞ POLİTİKA, KARARLI BİR İRADE GEREKTİRİR!"
Karakurt, Türkiye’nin uluslararası arenada etkili olabilmesi için güçlü bir dış politika ve sağlam bir diplomatik irade gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Türkiye, içerideki ekonomik krizden kurtulabilmek için dış politikada başarılara ihtiyacı var. Ancak mevcut yönetim, dış politikada yalnızca söylem üretiyor, icraat yok. Sahada güçlü olabilmek için diplomaside de güçlü olmak zorundasınız. Aksi halde sadece izleyen bir ülke konumuna düşersiniz. Türkiye’nin artık diplomasi masalarında aktif bir rol alabilmesi için Türk Devletleri Teşkilatı Birliği Bakanlığı kurulmalı ve dış politikada bu yapı üzerinden daha etkin stratejiler izlenmelidir."
"TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU'DAKİ GÜCÜ YOK EDİLİYOR!"
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere değinen Karakurt, ABD’nin Gazze ve bölgedeki emperyalist planlarına karşı Türkiye’nin güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti:
"Trump, Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme çabasında ve Türkiye bu süreçte tamamen devre dışı bırakılıyor. Oysa Türkiye, tarihsel ve coğrafi bağları gereği Ortadoğu’nun en önemli aktörlerinden biridir. Ancak şu an ne yapılıyor? İktidar, Amerika ve İsrail ile ekonomik ilişkilerini kesmeden, yalnızca sözde tepki gösteriyor. Gazze’de soykırım yaşanırken, Türkiye hala İsrail ile ticaret yapıyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Türkiye, bölgedeki Müslüman ülkelerle ortak bir tavır almalı ve İsrail’in Filistin üzerindeki zulmüne karşı gerçek yaptırımlar uygulamalıdır!"
"BU YÖNETİM, TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL SİYASETİN DIŞINA İTTİ!"
Genel Başkan Karakurt, Türkiye’nin sadece Ortadoğu’da değil, küresel çapta da karar alma mekanizmalarından dışlandığını ifade ederek, bunun ülkenin geleceğini tehlikeye attığını vurguladı:
"Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük diplomatik yalnızlığını yaşıyor. ABD, AB ve NATO nezdinde Türkiye’nin ağırlığı kalmadı. Çin ve Rusya ile ilişkilerimiz ise yalnızca ticarete indirgenmiş durumda. Bu diplomatik yalnızlık, ülkemizin geleceğini tehdit eden en büyük unsurdur. Türkiye, bağımsız ve milli bir dış politika yürütmeli, emperyalist güçlerin gölgesinden kurtulmalıdır."
"ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZDIR!"
Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışıyla yoluna devam edemeyeceğini belirten Karakurt, erken seçim çağrısını yineledi:
"Ekonomi çökmüş, adalet sistemi felç olmuş, dış politikada Türkiye devre dışı kalmış. Tüm bunların ışığında bu iktidarın ülkeyi daha fazla yönetme şansı kalmamıştır. Halkın içinde bulunduğu ekonomik sefalet, gençlerin umutsuzluğu ve yargının siyasallaştırılması erken seçim çağrılarını güçlendiriyor. Halk artık bu düzene mahkûm olmadığını bilmeli ve sandığa giderek iradesini göstermelidir."
"TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU MİLLİ BİR DURUŞTADIR!"
Son olarak, Ana Yol Partisi olarak Türkiye’nin çıkış yolunun millî ve bağımsız bir yönetim anlayışı olduğunu belirten Karakurt, şu çağrıyı yaptı:
"Türkiye’nin geleceğini yeniden inşa etmek zorundayız. Biz Ana Yol Partisi olarak halkımızı, işçimizi, çiftçimizi, sanayicimizi, memurumuzu, öğrencimizi, yani bu ülkenin gerçek sahiplerini önceleyen bir yönetim anlayışı ile geliyoruz. Türkiye'nin masada da, sahada da güçlü olması için, ülkemizin refaha ve kalkınmaya ulaşması için halkımızı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Türkiye’nin kurtuluşu, dışa bağımlı bir siyaset anlayışını reddetmek ve kendi gücüyle yol almasını sağlamaktır!"