|
Tweet |
"Dün Katil, Bugün Kardeş"
İrfan Uzun, yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013 yılında Mısır’da gerçekleşen askeri darbenin ardından Sisi’yi ‘katil’, ‘diktatör’, ‘zalim’ ve ‘darbeci’ olarak nitelendirmiş ve ‘Asla görüşmem ve aynı masaya oturmam’ diyerek sert eleştirilerde bulunmuştu. Ancak bugün geldiğimiz noktada, Sisi ile dostane ilişkiler kurulmaya çalışılıyor ve Erdoğan, Sisi’yi uçağının kapısında karşılıyor. Dün ak dediğine bugün kara diyen, halkın gözünün içine baka baka her türlü gerçek dışı bilgiyi söyleyen bir hükümetle karşı karşıyayız. Katil Sisi, Erdoğan’ın dostu oldu! Bu çark siyaseti, halkımızın güvenini derinden sarsmıştır.”
Erdoğan, Sisi hakkında daha önce de şu ifadeleri kullanmıştı: "Darbeyle başa geçen şu andaki zalim Sisi, 50’ye yakın kişiyi idam etmiştir. Batı, bu idamlara sessiz kalmıştır. Avrupa ülkeleri idamı yasaklarken katil Sisi’nin davetine icabetle oradaki toplantıya iştirak etmişlerdi". Ayrıca, Sisi’yi “Katil”, “Zalim” ve “Darbeci” olarak nitelendirmiş ve Mısır’daki darbeyi protesto etmek amacıyla Müslüman Kardeşler destekçileri tarafından kullanılan bir simge olan “Rabia” işaretini “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” anlamıyla kullanmıştı."
“Demokrasi ve Birli k İçin Sisi Zihniyetine Karşı Durmak”
“Erdoğan, ‘Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı? Mesele bu kadar önemli’ demişti. Şimdi kendisine sormak lazım: Erdoğan’ın ‘Sisi zihniyeti’ nedir? Bu durumda başka söze gerek var mı? Halkımızın iradesine saygı duymak ve demokratik değerleri korumak en önemli meselemiz olmalı. Kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durarak, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz. Demokrasi ve adaletin teminatı olan halkımız, en doğru kararı verecektir.”
"Mısırlı Rabia İçin Ayağa Kalkanlar, Giresunlu Rabia’yı Unuttu"
"Rabia işareti, sadece bir el hareketi değil, adaletin, vicdanın ve halkın yanında durmanın güçlü bir sembolüdür. Mısır’da darbecilere karşı sesini yükseltenler, Giresunlu Rabia için de aynı duyarlılığı göstermelidir. Bu çifte standart, adaletsizlik ve halkın vicdanını derinden yaralayan bir durumdur. Adalet arayışlarına kulak tıkamak, vicdanın ve insanlığın gerektirdiği duruşa aykırıdır.”
"Türkiye'nin Dış Politikası İlkesizce Yürütülemez"
"Erdoğan’ın dış politikadaki bu tutarsız tavırları, Türkiye’nin uluslararası itibarını zedelemektedir. Bir zamanlar sert eleştiriler yönelttiği liderlerle şimdi el sıkışıyor. Bu tutarsız dış politika, sadece ülkemizi zayıflatır. Türkiye’nin dış politikası, kişisel çıkarlar veya anlık siyasi hesaplarla değil, ulusal çıkarlarımız ve ilkelerimiz doğrultusunda şekillenmelidir. Bu tür adımlar, Türkiye’nin itibarını yok etmekte ve halkın güvenini sarsmaktadır."
"Adalet Birlik Partisi Olarak Tutarlı Dış Politika İstiyoruz"
İrfan Uzun, açıklamasının sonunda, "Adalet Birlik Partisi olarak, Türkiye’nin uluslararası arenada tutarlı ve ilkeli bir dış politika benimsemesini talep ediyoruz. Ülkemizin itibarını ve halkımızın çıkarlarını koruyacak adımlar atılmalı. Hükümetin çark siyasetiyle yürüttüğü dış politika, halkımızın haklı tepkisine neden olmuştur" ifadelerini kullandı.