|
Tweet |
Danışmaz, “28 Şubat, millet iradesinin yönlendirilmek istendiği; siyaset, bürokrasi, medya ve sermaye üzerinden vesayetçi bir düzenin tahkim edilmeye çalışıldığı bir süreçtir” dedi.
Milletin Değerleriyle Hesaplaşma Girişimi
Açıklamasında 28 Şubat’ın, toplumun inançları ve kültürel değerleriyle hesaplaşma niteliği taşıdığını belirten Danışmaz, özellikle gençlerin eğitim hayatında ciddi mağduriyetler yaşadığını, kamusal alanda ayrımcılığın derinleştiğini ve sivil siyasetin baskı altına alındığını hatırlattı.
“Demokrasi; sadece yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir özgürlük rejimidir. Özgürlüklerin askıya alındığı yerde demokrasiden söz edilemez” ifadelerini kullandı.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun İlkesel Duruşu
Muharrem Danışmaz, 28 Şubat sürecinde merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sergilediği duruşun, ilkesel ve tavizsiz bir demokrasi savunusu olduğunu vurguladı.
Yazıcıoğlu’nun, devlete bağlılık ile millet iradesine sadakat arasındaki dengeyi en net şekilde ortaya koyduğunu belirten Danışmaz, onun siyaset anlayışının “önce millet, önce adalet” ilkesi üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Sivil Siyasetin Güçlenmesi Gerekiyor
Danışmaz, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı vesayet süreçlerinden çıkarılması gereken en önemli dersin, sivil siyasetin güçlendirilmesi olduğunu belirterek, “Kurumsal yapılar millet adına değil, milletin emrinde olmalıdır. Demokrasinin teminatı; güçlü sivil toplum, bilinçli gençlik ve sağlam bir hukuk düzenidir” dedi.
“28 Şubat’ı Unutmayacağız, Demokrasiye Sahip Çıkacağız”
Açıklamasının sonunda Muharrem Danışmaz, 28 Şubat’ın rövanş duygusuyla değil; demokrasi bilincini diri tutma sorumluluğuyla hatırlanması gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu ülkenin geleceği; müdahalelerle değil, sandıkla ve millet iradesiyle şekillenmelidir. 28 Şubat, bir daha benzer süreçlerin yaşanmaması için hafızamızda diri kalmalıdır. Demokrasiye sahip çıkmak, hepimizin ortak görevidir.”