|
Tweet |
DÜRZİLER ÜZERİNDEN YENİ BİR CEPHE AÇILIYOR
Akbaş, İsrail’in Suriye sahasında yeni bir oyun kurduğunu vurgulayarak, “Bugün Dürziler üzerinden yürütülen süreç, açıkça yeni bir de facto yapı oluşturma girişimidir. Bu, doğrudan Türkiye’ye karşı kurgulanan bir stratejidir” dedi.
ZAYIF MERKEZ, GÜÇLÜ PARÇALANMA SENARYOSU
Suriye’nin başına getirilen yönetimin bilinçli olarak zayıf bırakıldığını savunan Akbaş, bu durumun ülke içinde farklı yapıların kendi alanlarını oluşturmalarına zemin hazırladığını ifade etti.
“Merkez zayıfsa, parçalanma hızlanır. Bu tablo, başkalarının bölgeden nemalanması için hazırlanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDEN YANADIR
Akbaş, Türkiye’nin hem kendi sınırlarında hem de komşularında toprak bütünlüğünü savunmak zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Suriye’de Arap, Kürt, Türk ve bütünlüğü savunan tüm unsurlar vardır. Türkiye’nin tavrı nettir: Parçalanmaya değil, bütünlüğe destek.”
ATATÜRK’ÜN YOLU: DOLAYLI VE AKILLI MÜCADELE
Açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politika yaklaşımına dikkat çeken Akbaş, doğrudan müdahale yerine bölgesel dengeyi esas alan bir stratejiye işaret etti.
“Atatürk bugün yaşasaydı, Batılıların aklıyla ama milletinin çıkarıyla hareket ederdi. Türkiye sahaya bizzat girmeden, sahayı dengeleyen güç olurdu” dedi.
TÜRKMEN GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ
Suriye’de milyonlarca Türkmenin yaşadığını hatırlatan Akbaş, bu gerçeğin uluslararası hesaplarda sürekli görmezden gelindiğini belirtti.
“Bu insanlar bu coğrafyanın asli unsurudur. Suriye’nin geleceği planlanırken Türkmenler yok sayılarak kalıcı bir çözüm üretilemez” ifadelerini kullandı.
DOĞRUDAN MÜDAHALE TUZAĞINA DÜŞÜLMEMELİ
Akbaş, Türkiye’nin doğrudan sahaya sürüklenmesinin geçmişte yaşanan benzer senaryoları hatırlattığını belirterek uyardı:
“Bir ülke doğrudan girdiğinde işgalci ilan edilir. Türkiye, başkasının kurduğu tuzağa düşmemeli; oyunu bozan akıl olmalıdır.”
MESELE SURİYE DEĞİL, BÖLGENİN GELECEĞİDİR
Açıklamasını net bir mesajla tamamlayan Akbaş şunları söyledi:
“Bu mesele sadece Suriye meselesi değildir. Bu, bölgenin yeniden şekillendirilme meselesidir. Türkiye, günübirlik reflekslerle değil, devlet ciddiyetiyle hareket etmek zorundadır.”