|
Tweet |
“Açıklanan Oranlar Gerçeğin Tamamını Yansıtmıyor”
Seyfettin Özdemir, TÜFE’nin bir önceki aya göre yüzde 4,18, yılın başına göre yüzde 14,64 ve yıllık bazda yüzde 32,37 artış gösterdiğini hatırlatarak, “Bu veriler açıklanıyor ancak pazarda, markette hissedilen enflasyon çok daha yüksek. Vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısı bu oranların ötesinde” dedi.
Temel Harcamalarda Yük Artıyor
Özdemir, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,55, ulaştırmada yüzde 35,06 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 46,60 oranındaki yıllık artışların, özellikle dar gelirli vatandaşları zorladığını ifade etti.
“Bu kalemler vazgeçilemez ihtiyaçlardır. Buradaki artışlar doğrudan sofraya ve haneye yansıyor” ifadelerini kullandı.
“147 Alt Kalemde Artış, Yaygın Bir Sorun”
TÜFE kapsamında yer alan 174 alt sınıftan 147’sinde artış yaşandığını hatırlatan Özdemir, fiyat yükselişlerinin ekonominin geneline yayıldığını ve bunun geniş çaplı bir hayat pahalılığına dönüştüğünü söyledi.
Aylık bazda gıda grubunda yüzde 3,70, ulaştırmada yüzde 4,29 ve konut harcamalarında yüzde 7,99 oranındaki artışların sürdüğünü de dile getirdi.
“Karadeniz Bölgesi’nde Etkisi Daha Fazla”
Seyfettin Özdemir, özellikle Karadeniz Bölgesi’nde ulaşım ve gıda maliyetlerinin daha hızlı arttığını belirterek, “Keşap ve çevresinde vatandaşımız hem üretici hem tüketici olarak bu yükü iki kat hissediyor” dedi.
“Üretim ve Gelir Dengesine Odaklanılmalı”
Özdemir, enflasyonla mücadelede üretim odaklı politikaların önemine dikkat çekerek, “Maliyetleri düşüren, üreticiyi destekleyen ve vatandaşın alım gücünü koruyan adımlar atılmadıkça bu tablo değişmez” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Özdemir, ekonomik dengelerin sağlanabilmesi için daha gerçekçi ve sahaya dayalı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.