|
Tweet |
“Suçun Şahsiliği İlkesi Çiğnenemez”
Güzelkaya açıklamasında, “Hukukun en temel prensibi suçun şahsiliğidir. Bir kişi hakkında yürütülen soruşturma, ailesine mal edilemez. Çocukları sosyal hayatta baskı altına almak, eşleri ekonomik ve psikolojik olarak zor durumda bırakmak hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
“Masumiyet Karinesi Herkes İçin Geçerlidir”
Yargı süreçleri sonuçlanmadan kamuoyunda oluşturulan algıların toplumu kutuplaştırdığını vurgulayan Güzelkaya, “Henüz hüküm verilmemiş kişiler üzerinden aile fertlerini hedef göstermek, masumiyet karinesini hiçe saymaktır. Bu yaklaşım adalet duygusunu zedeler” dedi.
“Aile Üzerinden Baskı Siyaseti Topluma Zarar Verir”
Güzelkaya, ailelerin siyasal tartışmaların içine çekilmesinin toplumsal barışı tehdit ettiğini belirterek, “Siyasi mücadele sandıkta ve hukuk zemininde yapılır. Aileleri hedef almak, demokratik rekabet değil, baskı yöntemidir” diye konuştu.
“Adaletin Ölçüsü Vicdandır”
Metin Güzelkaya açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Seçilmişlerin tutuklu yargılanması yetmezmiş gibi ailelerinin de cezalandırılmasına sessiz kalmayacağız. Adalet, kişisel sorumlulukla sınırlıdır; aileler siyasal hesaplaşmanın tarafı değildir.”