|
Tweet |
“Biz hukuk devleti dedikçe, ülke kabile devletine döndü. Biz diplomasi dedikçe, ülke diploma peşine düştü. Biz özgürlük dedikçe, ülke gözaltılar ülkesi haline geldi” diyen Kolikısa, siyasi mühendisliklerle Türkiye’nin geleceğinin şekillendirilmesine itiraz etti. İktidarın, diplomanın iptalini ve gözaltı kararlarını seçim hesaplarıyla eş zamanlı yürüttüğünü vurgulayan Kolikısa, “Eğer bu enerji kalkınmaya harcansaydı, ne Türkiye ne de bölgemiz bu halde olurdu” dedi.
“ADALET, SİYASİ GÖSTERİYE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”
Kolikısa, üniversite yönetimlerinin 30 yıl sonra bir diplomanın geçersizliğini fark etmesinin inandırıcı olmadığını söyledi. “Çağrıldığında gelen bir belediye başkanının sahur vakti gözaltına alınması, kamu vicdanını yaralayan bir tavırdır. Bu tabloyu ancak bir kabile devletinde görebiliriz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de hukuk kurallarının zamana, kişiye, duruma göre değişmemesi gerektiğini hatırlatan Kolikısa, “Kanunlar bir kişinin siyasi çıkarlarına göre şekilleniyorsa, ortada hukuk değil, güç vardır” dedi.
Yasama, yürütme ve yargının bir elde toplandığı, kararların tek merkezden çıktığı bir yönetimin demokrasiyle bağdaşmadığını ifade eden Kolikısa, muhalefete yönelik baskıların artmasının halkın iradesine darbe olduğunu vurguladı. “Demokrasiye inanmayanlar, siyasi rakiplerini bertaraf etmeye çalışıyor. Ama bu yöntemler bumerang gibidir, dönüp sahibini vurur” dedi.
“DİPLOMA MESELESİ, ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİNİ GÖLGEDE BIRAKIYOR”
Kolikısa, Türkiye’nin asıl gündeminin yoksulluk, adalet arayışı ve toplumsal huzur olduğunu belirterek, “Gözaltılarla ve diploma tartışmalarıyla toplumun dikkati dağıtılıyor. Oysa halkın beklentisi özgürlük, adalet ve geçimdir. Kaş yaparken göz çıkarılmamalı, hukuka güven zedelenmemelidir” diye konuştu.
“GAZZE İÇİN ARTIK KONUŞMAK DEĞİL, HAREKETE GEÇMEK GEREKİYOR”
İçeride yaşanan adaletsizliklere dikkat çeken Yusuf Kolikısa, dış politikada da benzer bir duyarsızlık olduğunu vurguladı. Filistin’deki işgal ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı İslam ülkelerinin sessizliğini eleştiren Kolikısa, güçlü ve somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece kınama açıklamaları yapmakla yetinmemesi gerektiğini belirten Kolikısa, D-8 ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın acil olarak toplanmasını, İsrail ile tüm diplomatik ve ticari ilişkilerin amasız-fakatsız kesilmesini önerdi. Ayrıca Türkiye’nin Filistin’e ait enerji kaynaklarıyla yaptığı tüm anlaşmalara derhal son vermesi gerektiğini ifade etti.
Gazze’ye yönelik büyük çaplı bir uluslararası insani yardım kampanyası başlatılması gerektiğini belirten Kolikısa, Refah Sınır Kapısı’nda insani yardım koridorunun açılmasının acil olduğunu söyledi. İsrail'in işlediği suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması için girişimlerin hızlandırılması ve "Gazze Barış Gücü" adıyla bir askeri gücün oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“HALK ADALET VE ONURLU DIŞ POLİTİKA BEKLİYOR”
Yusuf Kolikısa, Türkiye’nin içeride hukuka dönmeden dışarıda zalime karşı duramayacağını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Toplumun beklentisi açık: Adaletli bir yönetim, vicdanlı bir dış politika. Hukuk ve demokrasi yerine baskı ve hesaplaşmayı koyarsanız, geleceği değil krizi büyütürsünüz. Biz adaletin ve milletin yanındayız.”