|
Tweet |
ÇIRAKLIK SÜRELERİ EMEKLİLİKTE KARŞILIK BULMALI
Meslek lisesinde okurken veya çıraklık eğitimi alırken işyerlerinde çalışan vatandaşların üretime katıldığını ve meslek öğrendiğini kaydeden Ersöz, bu dönemlerin emeklilik başlangıcında sayılmamasının çözüm bekleyen bir sosyal güvenlik meselesi olduğunu ifade etti.
Fabrika, atölye ve işletmelerde çalışan çırakların çalışma hayatının parçası olduğunu belirten Ersöz, bu süreçte iş kazası ve meslek hastalığı riskiyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. O döneme ait sigorta kayıtlarının emeklilik hesabında karşılık bulmamasının vatandaşlarda mağduriyet oluşturduğunu söyledi.
“EMEĞİN HAKKI ADALETLE KORUNMALI”
Milli Görüş anlayışının temelinde insanın bulunduğunu dile getiren Ersöz, çalışma hayatında hakkın ve adaletin gözetilmesi gerektiğini kaydetti. “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışının işçinin alın terini korumayı, çırağın emeğini gözetmeyi ve hak sahibine hakkını teslim etmeyi gerektirdiğini ifade etti.
Gençlere meslek öğrenme ve üretime katılma çağrısı yapılırken emeklerinin ve geleceklerinin güvencesinin de sağlanması gerektiğini belirten Ersöz, mesleki eğitimin gençleri ucuz işgücü olarak gören bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Mesleki eğitimin gençleri meslek sahibi yapan ve geleceğe hazırlayan bir sistem olarak güçlendirilmesini istedi.
BUGÜNÜN ÇIRAKLARININ HAKLARI DA GÜÇLENDİRİLMELİ
Geçmişte çıraklık ve mesleki eğitim kapsamında sigorta kaydı bulunan vatandaşların durumunun hakkaniyetli biçimde ele alınması gerektiğini belirten Ersöz, fiilen çalışılan sürelerin ve mevcut kayıtların dikkate alınmasını istedi. Eksik uzun vadeli sigorta primlerinin uygun bir borçlanma modeliyle tamamlanmasına imkân sağlayacak bir düzenlemenin değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Ersöz, geçmişteki mağduriyetlerin giderilmesinin yanında bugünün çıraklarının ve meslek lisesi öğrencilerinin sosyal güvencelerinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İş sağlığı ve güvenliğinden çalışma şartlarına, ücretlerden sosyal haklara kadar sistemin yeniden ele alınmasını talep etti.
“Emek değerlidir, alın teri değerlidir, insan değerlidir” diyen Ersöz, devletin görevinin emeği görmezden gelmek değil, emeğin hakkını korumak olduğunu belirtti. Geçmişte oluşan mağduriyetlerin giderilmesi ve gelecek nesillerin aynı sorunlarla karşılaşmaması çağrısında bulunan Ersöz, “Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz” ifadelerini kullandı.