|
Tweet |
HASAT GECİKİRKEN MALİYET ARTIYOR
Üzüm üreticisinin gübre, ilaç, mazot, sulama ve işçilik giderleriyle mücadele ettiğini belirten Biçer şunları söyledi:
“Elazığ’da bu yıl üzümün olgunlaşma ve hasat takviminde gecikme yaşanması üreticimizin üzerindeki belirsizliği artırıyor. Çiftçimiz aylar boyunca bağında çalışıyor, bakımını yapıyor ve ürününü korumaya uğraşıyor. Hasat geciktikçe bakım ve diğer giderler devam ediyor. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabileceği şartları daha ürün daldayken oluşturmak zorundayız.”
ÜRETİCİ PAZAR ARAMAK ZORUNDA KALMAMALI
Hasat döneminde pazarlama sorununun üreticinin karşısına çıkmaması gerektiğini ifade eden Biçer, üzümün katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti:
“Çiftçinin görevi kaliteli ürün yetiştirmektir. Hasat zamanı geldiğinde ‘Ürünümü kime satacağım, kaça satacağım?’ kaygısıyla baş başa bırakılmamalıdır. Üretici örgütlenmesi güçlendirilmeli, pazar bağlantıları hasattan önce kurulmalı ve Elazığ üzümünün Türkiye’nin farklı bölgelerine ve ihracat pazarlarına ulaşması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.”
ELAZIĞ ÜZÜMÜ MARKALAŞMALI
Elazığ’ın üzüm üretimindeki potansiyelinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Biçer, yalnızca yaş ürün satışına dayalı modelin değiştirilmesi gerektiğini söyledi:
“Üzümümüzü sadece tarladan çıktığı haliyle satmak yerine işleyen, paketleyen ve markalaştıran bir tarımsal sanayi modeli geliştirmeliyiz. Pestilinden pekmezine, kurutulmuş üründen farklı işlenmiş ürünlere kadar katma değeri Elazığ’da oluşturmalıyız. Üreticinin kazancı ancak bu ekonomik zincirin içerisinde daha güçlü yer almasıyla artacaktır.”
ÇİFTÇİ KAZANMAZSA ÜRETİM SÜRDÜRÜLEMEZ
Biçer açıklamasını şöyle tamamladı:
“Üreticimizin tek beklentisi emeğinin karşılığını almaktır. Mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyetleri yükselirken ürün fiyatı çiftçinin giderlerini karşılamıyorsa tarımsal üretimin geleceğini koruyamayız. Üreticinin ürününün dalda kaldığı, maliyetinin altında satıldığı bir tabloya izin verilmemelidir. Elazığ’ın üzümünü ve bağcılığını korumak istiyorsak çiftçimizi de korumalıyız. Üreticinin emeği dalda kalmamalı.”