|
Tweet |
HAYAT DEĞİŞİRKEN KELİMELER DE SESSİZCE ÇEKİLİYOR
Teknolojinin ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle bazı eşyaların, alışkanlıkların ve günlük uygulamaların hayatımızdan çıktığını ifade eden Ömür Küçükakdeniz, bunlarla birlikte onları anlatan kelimelerin de kullanımının azaldığını kaydetti. Küçükakdeniz, geçmiş kuşakların mesafeyi, zamanı, miktarı veya günlük işlerini anlatırken kullandığı pek çok ifadenin bugün gençler tarafından bilinmediğini belirterek bu söz varlığının araştırılması gerektiğini vurguladı.
“BİR KELİME UNUTULDUĞUNDA BAZEN BİR YAŞAM BİÇİMİNİN İZİ DE SİLİNİYOR”
Kelimelerin ortaya çıktıkları dönemin hayatına ilişkin önemli ipuçları taşıdığını belirten Küçükakdeniz, “Büyüklerimizin kullandığı bazı ifadeleri bugün duyduğumuzda anlamını sormak zorunda kalabiliyoruz. Oysa o kelimelerin her biri bir ihtiyacın, alışkanlığın veya yaşama biçiminin içerisinden doğmuştur. Kullanımdan düşmüş olmaları değersiz oldukları anlamına gelmez. Onları bilmek, geçmişte hayatın nasıl aktığını da anlamamıza yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.
KÜÇÜKAKDENİZ: “ESKİ KELİMELERİMİZİ UNUTULMAYA TERK ETMEYELİM”
Türkçenin geçmişte kalan söz varlığının araştırılması ve genç kuşaklara tanıtılması gerektiğini ifade eden Ömür Küçükakdeniz, “Dil yaşayan bir varlıktır; elbette zaman içerisinde yeni kelimeler kazanacak, bazı kelimelerin kullanım alanı değişecektir. Ancak dünümüzü anlatan ifadeleri tamamen hafızamızdan silmemeliyiz. Büyüklerimizin dilinde yaşayan kelimeleri dinlemek, anlamlarını öğrenmek ve kayıt altına almak kültürel hafızamıza yapılacak önemli bir katkıdır. Türkçemizin geçmişten geleceğe bütün zenginliğiyle ulaşması temennisiyle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.